iPhone 3G etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
iPhone 3G etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Temmuz 2009 Perşembe

3G ve iPhone

Uzun yıllardır beklediğimiz 3G (Üçüncü Nesil) hizmeti, nihayet bugün (30 Temmuz 2009) resmen tüm mobil operatörlerce verilmeye başlandı. Genelde pazarlama (marketing) çevreleri tarafından görüntülü görüşme (video call) olarak lanse edilen 3G teknolojisi aslında, daha hızlı ve yüksek kapasitede ses ve veri (internet) taşıma teknolojisidir.

Upload
Download
:
:
118 Kbit/s
236 Kbit/s
164 Kbit/s
384 Kbit/s
384 Kbit/s
3,6 Mbit/s
5,76 Mbit/s
7,2 Mbit/s




15 senedir kullandığımız GSM/GPRS/EDGE (İkinci Nesil) teknolojilerin limitleri artık yetersiz geldiği için geliştirilen UMTS/HSPA/HSUPA (Üçüncü Nesil) teknolojileri, daha hızlı veri indirme (download) ve yükleme (upload) için sınırları zorlamaktadır. 3G teknolojisi ilk olarak 2000'li yılların başında düşük hızlarda Japonya'da uygulanmaya başlamış ve günümüzde kadar 3.5G ve 3.75G isimleri altında yüksek hızlara ulaşmıştır.



Bu yazıda hızlı mobil internet teknolojilerinin genel adı olan 3G ile ilgili çok fazla detaya girmek istemiyorum. Çünkü 3G teknolojisinin detayına indiğimizde altında sürekli gelişen ve değişen bir çok standart karşımıza çıkıyor. Ayrıca bu standartlar Avrupa'da, Amerika'da ve Uzakdoğu'da farklılıklar gösteriyor. Bu yüzden sadece, 3G'nin iPhone kullanıcılarını ilgilendiren özelliklerine değineceğim. 3G hakkında detaylı bilgi için http://tr.wikipedia.org/wiki/3G adresinden yararlanabilirsiniz.

Abonelik
Bir iPhone kullanıcısının 3G'den yararlanabilmesi için elinde iPhone 3G veya iPhone 3GS olması gerekiyor. 2G diye de adlandırılan ilk nesil iPhone sahipleri 3G'den yararlanamıyor. İkinci olarak uygun cihaza sahip kullanıcıların, 3G'den yararlanabilmeleri için aşağıdaki servis numaralarına SMS atarak 3G'ye abone olması gerekiyor:

Turkcell : 3G yazıp 2323'e SMS gönderin
Vodafone : 3G yazıp 3636'ya SMS gönderin
Avea : 3G yazıp 3334'e SMS gönderin

Not: İlk günlerde yoğun talepten dolayı 3G aboneliklerinin gerçekleşmesi vakit alabilir.

3G Ayarı

Aboneliğimiz başladıktan sonra cihazımızı 3G moduna almak için aşağıdaki ekran görüntüsündeki gibi Ayarlar -> Genel -> Ağ menüsünden "3G'yi Etkinleştir" seçeneğini aktif hale getiriyoruz.

3G Hızı
Ekranın en üstünde operatör logosunun hemen sağında da artık "E" harfi yerine "3G" harflerini gördüğümüzde de artık 3G'de olduğumuzu anlıyoruz. Bundan sonra merakımızı gidermek için bir hız testi yapıyoruz. Ben genelde bu yazımızda tanıttığımız SpeedTest.net uygulamasını kullanıyorum. Aşağıdaki ekran görüntülerinde olduğu gibi iPhone 3G ile yaptığımızda ortalama 3Mbps'e kadar bir download hızı görürken, iPhone 3GS'te bu hız ortalama 5.5 Mbps'lerde oluyor. (1Mbps=1000Kbps)



Bu test sonuçlarının farklı çıkmasının sebebi de iPhone 3G'nin maksimum 3.6Mbps, iPhone 3GS'in de 7.2Mbps'e kadar indirme (download) hızına izin vermesi. Ayrıca her iki modelde de upload hızı 384Kbps ile sınırlı. Görüldüğü gibi 3G'de hızı belirleyen en önemli faktörlerden bir tanesi cihaz.

3G hızını etkileyen diğer bir etmen de şebekenin yoğunluğudur. 3G bağlantısı yaptığımız baz istasyonunu ne kadar çok kişi kullanıyorsa ve bu kişiler aynı anda ne kadar fazla download yapıyorsa, bizim hızımız da o denli düşecektir. Yani 3G hızları konuma ve saate göre çok farklılık gösterebilir. Örneğin akşam üstü iş saatinde herkes yolda iken, iş merkezlerinin bulunduğu noktalarda 3G şebekesinin yük çok daha fazla, fakat geceleri evimizde çok daha düşük olacaktır. Dolayısıyla geceleri alacağımız hız, tahminen gündüz alacağımızdan çok daha yüksek olacaktır. Bu tabloda da görüldüğü gibi yurt dışındaki 3G şebekelerinin ortalama download hızı da 500Kbps ila 1000Kbps arasındadır. (1Mbps=1000Kbps)

iPhone'da, 3G'nin bir tek yüksek internet hızı özelliğinden yararlanılabiliyor çünkü iPhone'da görüntülü görüşme (video call) desteği yok. Bunun başlıca sebebi de cihazın ön tarafında bir kameranın bulunmaması. Fakat şunu belirtmekte fayda var ki yurt dışında görüntülü görüşme pek rağbet görmüş değil. Görüntülü görüşmede iyi bir görüntü elde edebilmek için cihazımızı yüzümüzden uzağa tutmamız gerekiyor. O zaman da hareket halinde görüşme yapmak çok zor oluyor. Ayrıca cihaz kulağımızdan uzaklaştığı için konuştuğumuz kişin sesini hoparlöre vermemiz gerekiyor ki bu durumda da çevremizdekiler tüm konuşulanları duyuyor. Ayrıca görüntülü görüşme karşımızdakine nerde olduğumuzu açıkça gösteriyor ki bu çoğu zaman tercih edilen bir şey değil :)

Pil Ömrü
3G'nin en çok şikayet edilen özelliği cihazların pillerini çabuk bitirmesi. Elde edilen yüksek internet hızının maliyeti doğal olarak pile yansıyor. Örneğin EDGE'den internete bağlandığımda günde 1 defa şarj etmek durumunda kaldığım cihazım, 3G ile birlikte yarım günde bir şarj istiyor. Bu arada 3G aktifken internete Wi-Fi üzerinden bile çıksak, sinyalleşme 3G şebekesi üzerinden olduğu için pil yine de daha hızlı tükeniyor.

Ücretler
Mobil operatörlerin açıkladığında 3G aboneliği ücretsiz. Yani 3G abonesi olduktan sonra görüşme ve data ücretleri aynı (veya daha düşük) fakat internet hızımız daha yüksek. Fakat bazı operatörler 3G'ye özel servisler için ayrıca ücret alıyor.. Bir de tüm operatörler 3G için internet tarifelerini tekrar düzenlemişler. Aşağıdaki linklerde bu konuda detaylı bilgi mevcut:

Turkcell:
http://www.turkcell.com.tr/bireysel/3G
http://www.mobiletisim.com/haberler/turkcell-3g-internet-fiyatlari

Vodafone:
http://www.vodafone.com.tr/Internet/3g-internet.php
http://www.mobiletisim.com/haberler/vodafone-3g-internet-fiyati

Avea:
http://www.avea.com.tr/3g/
http://www.mobiletisim.com/haberler/avea-3g-internet-fiyati

3G ile ilgili aslında paylaşacak daha çok bilgi var fakat hepsini bi seferde paylaşıp kafaları karıştırmak yerine gelecek sorulara göre yeni bir yazı hazırlamayı düşünüyorum "3G Hakkında sık Sorulan Sorular" şeklinde. Bu yüzden kafanıza takılan bir soru olursa bu yazıya yorum yazmaktan lütfen çekinmeyin.

29 Temmuz 2009 Çarşamba

Fotoğraflarınızı Orijinal Boyutunda Paylaşın

Geçtiğimiz ay 3GS modeli çıkıncaya kadar iPhone'un en çok eleştirilen özelliklerinden bir tanesi de kamerasının çözünürlülüğü idi. iPhone 3GS'in kamerasının 3.2 MegaPixel'e çıkmasıyla, çekilen fotoğrafların maksimum çözünürlülüğü 1536 x 2048'e çıktı. Kamerası 2 MegaPixel olduğu için iPhone 3G'de ise bu değer maksimum 1200 x 1600.

Fakat bu çektiğimiz fotoğrafları aşağıdaki gibi klasik Paylaş (Share) yöntemi ile (yani resim seçiliyken önce sol alttaki seçeneğe, ardından da E-posta ile Gönder'e tıklayarak) arkadaşlarımıza gönderdiğimizde, fotoğrafların çözünürlüğü otomatik olarak 600 x 800'e küçültülüyor. Bu sayede dosyanın büyüklüğü de küçüldüğü için daha hızlı ve düşük maliyetli bir dosya transferi sağlanmış oluyor.



Fakat bazen güzel bir poz yakaladığımızda ve buna hemen arkadaşlarımızla paylaşmak istediğimizde, çektiğimiz resmin olabildiğince yüksek kalitede görünmesini isteriz. İşte iPhone'da çektiğimiz resimleri orijinal boyutlarda yollayabilmek için aşağıdaki adımları izlememiz gerekiyor.

Öncelikle fotoğraflarımızın yer aldığı Albüm'ü açıyoruz ve herhangi bir resim seçmeden sol alt köşedeki seçeneğe tıklıyoruz.



Ardından da orijinal boyutunda yollamak istediğimiz resmi veya resimleri tek tek işaretliyoruz ve alt menüdeki "Kopyala" seçeneğine tıklıyoruz.

Resimlerimizi cihazın hafızasına kopyaldıktan sonra da Mail uygulamasına geçip boş bir mesaj ekranı açıyoruz.



Mesaj ekranında parmağımızı ekranda bir süre basılı tutup çektikten sonra yukarıdaki ekran görüntüsünde olduğu gibi karşımıza "Yapıştır" menüsü çıkıyor. "Yapıştır" seçeneğine tıklayarak hafızadaki resimleri mesajın içine aktarmış oluyoruz.

Her iki yöntemle de aynı resmi kendime mail olarak yolladım ve aşağıdaki ekran görüntüsünde olduğu gibi gördüm ki gerçekten de resimler farklı boyutlarda yollanıyor.



İlk yöntem kesinlikle çok daha pratik ve hızlı. Fakat bazen gerçekten de çok orijinal resimler çektiğimizde bunları yüksek kalitede yollamak ihtiyacımız olabiliyor.

Not: Bu akşam yani 29 Temmuz akşamına doğru, gece yarısı resmen devreye girecek olan 3G ile ilgili detaylı bir yazı paylaşıyorum olacağım.

10 Haziran 2009 Çarşamba

TomTom'un GPS Uygulaması Çok Yakında iPhone'da

iPhone 3G'nin en çok eleştirilen yanlarından biri de, üzerinde GPS modülü olmasına rağmen Harita uygulamasının, "Turn by turn" diye tabir edilen yöntemle navigasyon hizmeti sunmamasıydı. "Turn by turn" özelliği daha çok TomTom gibi firmaların geliştirdiği özel GPS cihazlarında bulunuyor ve genelde araçlarda kullanılıyor. Bu sayede gitmek istediğimiz yer, harita üzerinde gösteriliyor ve sesli bir şekilde yönlendiriliyoruz.



Fakat nihayet geçen gün WWDC'inin açılışında TomTom firması, iPhone 3.0'un resmen yayınlamasından bir süre sonra iPhone uygulamasını yayınlayacaklarını açıkladı ve ufak bir demo yaptı. TomTom, iPhone için sadece bir uygulama geliştirmekle kalmamış, bir de iPhone için araç kiti geliştirmiş.

Şu an henüz App Store'da yerini almamış olan TomTom uygulamasının fiyatı da belli değil. Eğer aşırı pahalı olmaz ise TomTom, iPhone'un değerini epey arttıracak. Bunun sebebi de en ucuz GPS'li araç kitlerinin 400 YTL'den başlıyor olması. Dolayısıyla aracımıza ayrıca bir GPS kiti almaktansa iPhone ve TomTom'un uygulamasını almak daha mantıklı olacak.

TomTom'un iPhone uygulamasının detayları henüz çok belli değil. Fakat aşağıdaki YoTube videosu, bizi neler beklediği konusunda epey fikir veriyor.



Youtube yasağından dolayı yukarıdaki videoyu açmayı başaramadıysanız aşağıdaki linkleri kullanabilirsiniz:
http://www.izlesene.com/video/reklamlar-tomtom-for-iphone/969455
http://dotsub.com/view/e8050c5d-edd2-4c72-8b8e-64d2b96fb150

Fakat dilerseniz bu linkteki resmi sitesinden, az da olsa bilgi bulabilirsiniz.

4 Haziran 2009 Perşembe

Yeni iPhone Dedikoduları ve WWDC

GÜNCELLEME : Yeni iPhone 3G S resmen duyuruldu. Detaylı inceleme yazısına bu linkten ulaşabilirsiniz.

Yaz tatili yaklaştıkça iPhone'a olan talep artmaya başlıyor. iPhone, öğrenciler için karne veya sınav hediyesi, çalışanlar için de yıllık izinlerde cep bilgisayarı demek. Durum böyle olunca da iPhone almak isteyenlerin kafasında "Hemen mi alsam, yoksa yenisini beklesem mi, acaba fiyatı düşer mi?, vs." gibi sorular oluşmaya başlıyor. Ben de zaten karışık olan kafaları bu yazıyla biraz daha karıştayım istedim :)

Şu an yeni iPhone modeli ile ilgili Apple tarafından yapılmış hiç bir resmi açıklama yok. Apple'ın şu ana kadar yeni olarak resmen açıkladığı tek şey 17 Mart'ta iPhone 3.0 yazılımı olmuştu ve biz de sizinle paylaşmıştık hatırlarsanız. Tabii 3.0 yazılımsal bir yenilik olduğu için eski iPhone sahipleri de şu an alacaklar da yararlanabiliyor. Fakat yaz ortasında donanımsal (fiziksel) yenilikler içeren yeni bir iPhone'un çıkmasına da kesin gözle bakılıyor.


Bunun sebebi de Apple'ın her sene Haziran başında düzenlediği WWDC ismindeki konferanslarında hep yeni bir iPhone modelini duyurmuş olması. Önümüzdeki hafta da (8-12 Haziran) San Fransisco'da bu seneki WWDC düzenlenecek. Dolayısıyla herkez gibi biz de Apple'ın bu konferansta geleneği bozmayıp yeni cihazın duyurusunu yapmasını bekliyoruz.


Fakat yeni iPhone'un Türkiye'de satışa sunulmasının da Eylül'ü bulacağını düşünüyorum. Genelde yeni iPhone'lar ancak Temmuz gibi ilk olarak Amerika'da satışa sunuluyor ve diğer ülkere dağıtım genelde gecikiyor.

Lakin yeni iPhone'un önümüzdeki hafta duyurulacağı ne kadar kesinse, yeni özellikleri de o kadar belirsiz. Son bir aydır bu konuda birçok dedikodu çıktı. Hatta yabancı bir site tüm bu dedikoduları aşağıdaki gibi bir resimde toplamış:


Yukarıdaki resimde yeşil renkle işaretlenenler yeni modelde gelme ihtimali yüksek olan özellikleri, diğer renkler ise daha düşük ihtimalde olanları gösteriyoruz. Ben doğal olarak yukarıda bahsi geçen 25 adet dedikodunun tamamından tek tek bahsetmeyeceğim. (Eğer ilgilenirseniz bu adreste tüm dedikodular tek tek açıklanmış durumda.)

Fakat gönlümden geçen ve gerçekleşme ihtimali yüksek birkaç tanesinden de bahsetmeden edemeyeceğim:

* Hafıza'da Artış. Söylentilere göre yeni iPhone'da hafıza (RAM) 128MB'dan 196MB gibi bir değere yükseltilecekmiş. Bu yazımızda da bahsettiğimiz gibi App Store'dan indirdiğimiz bir çok uygulamanın sık sık kitlenmesinin sebebi cihazın hafızasının yetersiz oluşu. Eğer bu artış gerçekleşirse cihazın performansı da artacaktır.

* 3.2MP Kamera. Bildiğiniz gibi şu an kullandığımız iPhone'ların kamerası 2 MegaPixel, ve de yakın (makro) çekim, auto-focus gibi özellikleri yok. Halbuki son bir sene içinde çıkan rakip telefonlarında nerdeyse hepsinde en az 3.2MP kamera var. Dolayısıyla yeni cihazda 3.2MP kamera olmasına kesin gözüyle bakılıyor. Önde kamera olması konusu ise hala belirsiz.

* Video Kayıt. Yeni iPhone'da olmasına kesin gözüyle bakılan özelliklerin başında video kayıt geliyor. Lakin bu sadece yeni cihaza bir özellik olmayabilir. Yani umarım 3.0 versiyonu ile birlikte eski iPhone sahipleri de kameranın çözünürlüğü düşük de olsa kayıt yapabilir.

* Video Mesaj. Video kayıtlarımızı MMS veya e-mail olarak gönderme özelliğinin de olacağı söyleniyor.

* 4 ve 32 GB Disk. Şu an piyasada 8GB ve 16GB olmak üzere iki farklı disk alanına sahip iPhone bulunuyor. Söylentiye göre yeni donanımla ile birlikte 4GB ve 32GB'lık seçenekler de olacakmış.

"Zenginin malı züğürdün çenesini yorarmış" misali dedikoduları yaz yaz bitmez :) Bu yüzden 4-5 gün daha sabredip resmi duyuruyu bekleyelim derim. Nasıl olsa o gün geldiğinde yine buradan gelişmeleri canlı olarak aktarmaya çalışacağız.

Ayrıca "Yeni iPhone almak için beklemeleyim ?" diye soranlara da naçizane cevabım "Evet" ama sadece bir kaç hafta daha. Önümüzdeki hafta yeni cihazın duyurusu yapıldıktan bir süre sonra Türkiye'ye ne zaman geleceği tahminen bellli olur. Ayrıca mevcut iPhone 3G'lerin de ya da ikinci ellerin de fiyatı da epey düşer diye tahmin ediyorum. Bu durumda yeni modeli beklemek yerine uygun fiyata iPhone 3G almak daha mantıklı olabilir. Bu yüzden biraz daha sabır.

Not: Bir aksilik olmazsa biz de önümüzdeki hafta San Fransisco'daki WWDC konferansında olacağız. Bir şekilde vakit ayırıp iPhone ile ilgili aksesuar satan mağazaları dolaşmayı ve bulduğumuz ilginç ürünleri her zaman olduğu gibi sizinle de paylaşmayı planlıyoruz.

25 Nisan 2009 Cumartesi

App Store Uygulamaları ve Ücretlendirme

iPhone'un (ve iPod Touch'ın) uygulama pazarı olan App Store, resmen devreye gireli yaklaşık 9 ay oldu ve geçen gün App Store'dan indirilen toplam uygulama sayısı 1 milyara ulaştı. Şu an App Store'da, 13 milyon iPhone ve 17 milyon iPod Touch kullanıcısı tarafından sürekli indirilen 35.000 civarında uygulama bulunuyor.



Şu an için 35.000 olan ve sürekli artan bu uygulamaların dörtte üçünü ise ücretsiz (Free) uygulamalar oluşturuyor. İşte bu ücretsiz ifadesi, yıllardır klasik cep telefonlarını kullanmış ve sadece bağlı bulunduğu operatörle muhatap olmaya alışmış kullanıcıların kafasını karıştırıyor. Bir de Turkcell gibi App Store üzerinden uygulama dağıtmaya başlayan operatörler işin içine girince, bir uygulama indirirken ve kullanırken ne ücretli, ne değil ve kime ne ödeyeceğimiz karmaşaya yol açıyor.

İşte bu yüzden bu yazıda bazı kavramları açıklayayım istedim. Eğer iPhone kullanıyorsanız artık Apple ve bağlı bulunduğunuz operatör olmak üzere iki muhatabınız var demektir. Ayrıca bu iki muhatap cihazın satışı sonrasındaki ücretlendirme konularında tamamen bağımsız hareket eder ve faturalama mekanizmaları tamamen ayrıdır. İsterseniz bu noktayı adım adım biraz daha detaylandıralım:

1) Uygulamanın Ücretlendirilmesi.

App Store'dan ücretli (Paid) bir uygulama indireceğimiz zaman bunun bedelini, Apple ID alırken verdiğimiz kredi kartı üzerinden, sadece Apple tahsil eder. Bu tahsilatın GSM operatörünüz ile hiç bir ilgisi olmaz, hatta haberi bile olmaz. App Store'da üzerinde ücretsiz (Free) yazan bir uygulama indirdiğimiz de ise Apple da doğal olarak kredi kartımızdan herhangi bir bedel düşmez.



Özetle App Store'daki uygulamaların ücretlendirilmesi konusunda tek muhatabımız Apple'dır.

2) Verinin Ücretlendirilmesi.

Bir önceki maddede uygulama bedellerinin Apple tarafından tahsil edildiğini netleştirdik, peki ya bu uygulamayı indirirken veya kullanırken oluşan veri trafiğinin ücretlendirmesi ne olacak? İşte bu noktada devreye siz giriyorsunuz :) Eğer uygulamayı EDGE üzerinden indirirsek bağlı bulunduğumuz GSM operatörümüzün data (veri) tarifesi üzerinden ücretlendiririz. Örneğin eğer 3GB.'lık bir data tarifemiz varsa, uygulamayı EDGE üzerinden indirmek muhtemelen bize ekstra bir fatura çıkarmayacaktır limiti aşmadığımız sürece. Fakat eğer herhangi bir data tarifemiz yoksa uygulamanın büyüklüğüne göre güzel bir faturayla karşılaşmamız muhtemel :)



Bu yüzden çoğu kullanıcı, App Store'dan uygulamaları Wi-Fi üzerinden indirmeyi tercih eder. Wi-Fi üzerinden indirdiğimizde de devreye bu sefer, (Örneğin evdeysek) ADSL servis sağlayıcımız devreye girer. Fakat ADSL veri limitleri şu an için çok daha yüksek ve daha ucuz olduğu için Wi-Fi'dan veri transferleri bizi pek üzmez.

Ayrıca yukarıdaki söylediğimiz herşey internet bağlantısına ihtiyaç duyan uygulamaları kullanırken oluşan veri trafiği için de geçerlidir. Uygulamayı kullanırken internete nasıl bağlandıysak (EDGE veya Wi-Fi) ücretlendirme ona göre olur.

Özetle uygulamaları indirirken veya kullanırken oluşan veri trafiğinin ücretlendirilmesinin Apple ile hiç bir ilgisi yoktur. Kullandığımız bağlantıya göre GSM operatörleri veya İnternet Servis Sağlayıcımız muhatabımızdır.

3) Servisin Ücretlendirilmesi.

Özellikle Turkcell'in son zamanlarda bazı servislerini App Store uygulaması olarak yayınlamasından sonra karşılaştığımız bu tip durumlarda, yukarıda saydığımız maddeler dışında bir de servisin ücretlendirilmesi durumu vardır. Bu tip durumda genelde operatörler uygulamayı App Store'da ücretsiz yayınlar, fakat kullanımından ayrıca ücret alır. Uygulamanın indirilmesi konusundaki ücretlendirmede ise yine ikinci maddedeki kurallar geçerli olur.


Bir tek bazı durumlarda operatörler, servis ücreti aldığı uygulamanın EDGE üzerinden oluşturacağı veri trafiğini ücretsiz yapar. Zaten iPhone uygulaması olarak yararlandığım bir servise para ödüyorsam, bu servisin EDGE üzeriden yarattığı veri trafiğine ayrıca ücret ödemek istemem. Örneğin eğer Turkcell Süper Lig uygulamasındaki gol videolarının EDGE üzerinden yarattığı trafik ayrıca ücretlendiriliyor olsaydı (ki ücretlendirilmiyor), hem Goller Cepte servisine hem de videoların yarattığı veri trafiğine para ödüyor olurduk. Hele bir de abone olduğumuz takımın maçlarında bir sürü gol olduğunu düşünün :)

Sonuç olarak eğer EDGE üzerinden internete bağlantı için güzel bir data paketiniz/tarifeniz yok ise ne uygulamayı indirirken ne de kullanırken EDGE bağlantısını tercih etmeyin, sadece Wi-Fi bağlantısını kullanın. Sonradan "Ben ücretsiz diye bir uygulama indirdim, sonra yüklü bir fatura ile karşılaştım" demeyin.

Not: EDGE konusunda detaylı bilgi almak isteyenler daha evvel paylaştığımız iPhone ve EDGE Sorunları başlıklı yazımıza bir göz atabilirler.

13 Mart 2009 Cuma

iPhone'dan Hotmail'e Erişim Artık Tüm Dünyaya Açık

Microsoft eskiden Hotmail'e erişimde, uygulamaların POP3 protokolünü kullanmalarına izin vermiyordu. Bu yüzden iPhone'un Mail uygulaması üzerinden Hotmail'deki mail hesaplarımıza ulaşamıyorduk. Bu sorunu aşmak için de yaklaşık 3 ay evvel tanıttığımız mBoxMail isimli paralı bir uygulamayı kullanıyorduk.

Microsoft da daha evvel kısıtlı sayıdaki ülkeye açtığı POP3 desteğini nihayet bugün tüm dünyaya açtı. Dolayısıyla eğer @hotmail.com, @live.com veya @msn.com uzantılı mail adresleriniz var ise aşağıdaki yöntemi kullanarak artık Mail uygulaması üzerinden elektronik postalarınıza ulaşabilirsiniz.

1) Öncelikle ana sayfadaki Ayarlar (Settings) ikonuna, ardından da aşağıdaki gibi menüden Mail, Kişiler, Takvimler seçeneğine tıklayın. Ardından gelen ekranda da menüden "Hesap Ekle" seçeneğine tıklayın.



2) Hesap Ekle ekranında karşınıza popüler posta servislerinin listesi çıkacak. Bu ekranda "Diğer" seçeneğine tıklayın ve bu sefer karşınıza çıkacak ekranda (sağ alltaki ekran görüntüsü) Ad kısmına adınız ve soyadınızı, Adres kısmına @hotmail.com veya @live.com uzantılı mail adresinizi (Örneğin ahmet_123456@hotmail.com), Parola kısmına da hotmail şifrenizi yazınız ve ardından sağ üst köşedeki Kaydet düğmesine tıklayınız.



Mail uygulaması verdiğiniz mail adresinin uzantısına bakarak POP3 ve SMPT ayarlarını otomatik olarak yapacak, ayrıca bir ayar yapmanıza gerek kalmayacaktır. Artık Mail uygulamasını kullanabilirsiniz, hayırlı olsun :)

Ayarlar otomatik olarak yapılıyor ama gene de bu ayarların ne olduğunu merak ediyorsanız:

POP : pop3.live.com (Port 995)
SMTP : smtp.live.com (Port 25)
SSL Kullan: On

3) Hotmail hesabımız çalışır durumda ama ilk defa Mail uygulamasının kullananların maillerin ne sıklıkta otomatik olarak kontrol edileceğini ayarlamasında fayda var. Bunun için de ilk ekran görüntüsünde yer alan, Ayarlar menüsü altındaki "Yeni Verileri Al" seçeneğine tıklıyoruz ve aşağıdaki gibi kendimize uygun bir ayarı seçiyoruz.



Unutmayın ne kadar çok sıklıkta mail kontrolü yaptırırsanız cihazınızın pili o kadar çabuk bitecektir. Eğer "Elle" ayarını seçerseniz otomatik olarak yeni mesaj kontrolü yapılmaz. Bunun için manuel olarak sizin uygulamayı çalıştırıp yeni mail var mı diye bakmanız gerekir. Ayrıca "Anında İlet" seçeneği Hotmail'de için çalışmaz.

Microsoft'u geç de olsa POP3 desteğini açtığı için tebrik ediyoruz :)

7 Mart 2009 Cumartesi

Clarifi ile iPhone'da Makro Çekim

Hepimizin bildiği gibi iPhone'un en çok eleştiri alan noktalarından bir tanesi kamerası. Her ne kadar 2 MegaPiksel'lik kamerası çoğu kez işimizi görse de maalesef makro diye adlandırılan yakım çekimlerde oldukça başarısız. Bu da kamerası daha yetenekli bazı akıllı cihazlarda bulunan barkod, kartvizit, yazı, vs. okuma uygulamalarının iPhone'da düzgünce çalışmamasına neden oluyor.



Fakat iPhone'un bu eksikliğini Griffin firmasının geliştirdiği Clarifi isimli ürün çok güzel kapatıyor. Clarifi aslında klasik bir iPhone kılıfı. Fakat tam kameranın bulunduğu noktada bir adet kapatılıp açılabilen bir lensi bulunuyor. Bu lens devrede iken de yakın çekimlerinin görüntüleri çok başarılı oluyor.


İnternet'teki çeşitli platformlarda herkesin Clarifi'yi tavsiye ettiğini görünce ve güzel bir kılıfa ihtiyacım olduğu için Clarifi'den ben de bir tane edindim. Edinir edinmez de hemen lensiyle bir test yaptım.



Öncelikle yukarıdaki fotoğraftaki gibi Clarifi'nin lensini kullanmadan kutusu üzerindeki bir yazıyı çektim. Görüldüğü gibi iPhone'un kamerasındaki standart lensler küçük boyutlu yazıları düzgünce çekemiyor.



Fakat yukarıdaki ekran görüntüsündeki gibi Clarifi'nin lensini kullanarak çektiğim fotoğrafta yazılar gayet net çıktı. Dolayısıyla iPhone 3G'si ile yakın çekim yapmak isteyen kullanıcılar için Clarifi gayet pratik bir çözüm.

Clarifi'nin kutusundan 2 parçalı kılıf, bir adet ekran temizleme bezi, bir adet de ekran koruyucu çıkıyor. Clarifi, iPhone 2G diye adlandırılan ilk nesil cihazlara uygun değil, sadece iPhone 3G için kullanılabiliyor. 2 parçalı kılıfı da çok rahat takılıyor ve parçalar biribirini sıkı sıkıya tuttuğu için de cihaz üzerinde gayet sağlam duruyor.



Ben ürünü GittiGidiyor.com'dan hiç açık arttırmaya girmeden direk kapanış fiyatından (79.90TL) aldım ve bir gün içinde kargo ücreti vermeden elime ulaştı. Fakat aldığım stok'taki son ürünmüş ve satıcının söylediğine göre yeni ürünler 2 hafta içinde gelecekmiş. Eğer siz de bu ürüne hemen sahip olmak isterseniz ElmaSepeti'nde de alabilirsiniz ama fiyatı farklı olabilir.

Ürün hakkında detaylı bilgiye aşağıdaki linklerden kolayca ulaşabilirsiniz:

http://www.griffintechnology.com/products/clarifi
http://www.elmasepeti.com/product.php?pID=9418

11 Ocak 2009 Pazar

iPhone'unuzun Hafızasını Temizleyin

iPhone kullanıcılarının en sık karşılaştıkları sorunlardan birisi de, bazı uygulamaların sık sık kendiliğinden kapanmasıdır. Bu sorun da genelde, bir uygulama App Store'dan yüklendikten sonra ilk defa çalıştırıldığında olmaktadır. Uygulamaların bu şekilde kendiliğinden kapanma sorunu da çoğu kez, cihaz hafızasının (memory) yetersiz kaldığı durumlarda ortaya çıkar.

iPhone'umuzu kapatıp açtığımızda ilk başta, boşta 40MB.'lık bir hafıza bulunur. Fakat bu 40MB.'ın yarısı kullandıkça; Safari, Telefon, Mail, iPod, vs. gibi uygulamaları tarafından kullanıldığından, App Store'dan yüklediğimiz uygulamaların maksimum kullanacağı hafıza miktarı 20MB. olarak sınırlandırılmıştır. Çoğu App Store uygulaması da bu 20MB.'ı kullanmaya çalışır. Fakat bazen, uygulamaların düzgünce kapanmaması gibi sebeplerden, hafızada 9-10MB.'lık yer kalabilir. Bu da 20MB.'lık hafızaya ihtiyaç olan uygulamanın kendiliğinden kapanmasına neden olur. Ayrıca hafızanın gereksiz yere dolu kalması pilin çabuk bitmesine de yol açmaktadır.

Bu sorunu aşmak için de çoğu zaman önerilen yöntem, cihazın kapatılıp açılmasıdır. İşte çok pratik olmayan bu yeniden başlatma(restart) yöntemi yerine, App Store'da hafızayı temizlemeye yarayan Free Memory gibi uygulamalar kullanılmaktadır:



Free Memory'i kullanarak 20MB'a kadar hafızayı temizleyebiliyoruz, bunu da ekranındaki "Free Memory" (Hafızayı Boşalt) seçeneğini kullanarak yapıyoruz. Eğer cihazımızın hafızası 3-4MB. gibi çok az seviyede değilse bu işi hızlıca ve kolayca oluyor, fakat eğer çok düşükse bu temizleme işi 25-20 saniye sürebiliyor, hatta cihazımızı yeniden başlatmak zorunda bile kalabiliyoruz. (Bir de bazen iPod'umuzu da kapatabiliyor eğer hafıza çok düşükken çalıştırırsak.)

Free Memory'nin diğer bir güzel yanı da cihazımızdaki Pil Seviyesini (Battery Level) yüzdesel olarak ekranın en altında göstermesi. Son olarak uygulama, o an cihazımızda çalışan tüm prosesleri gösteriyor. Bu proseslerin çoğu sisteme ait olduğu için bize pek bir anlam ifade etmese de, tanıdık uygulamalar (Safari, Mail, Phone, iPod, vs.) "OTHER NAME" başlığı altında ayrıca belirtiliyor.



Yazının başında da belirttiğimiz gibi cihazınızı yeniden başlatıp uygulamayı çalıştırdığımızda, yukarıdaki ekran görüntüsündeki gibi boşta yaklaşık 40MB'a kadar hafıza olduğunu görebiliyoruz. Fakat tekrar hatırlatmamızda fayda var ki Free Memory hiç bir zaman cihazımızın hafızasını bu kadar boşaltamaz. Sanırım bu da neden bazen yeniden başlatmanın tüm sorunlara çare olduğunu açıklıyordur :)

Merak edenler için Free Memory, jailbreakli cihazlarda çalışan ve Cydia'dan yüklenen uygulamaları da gösteriyor. Free Memory'i, ister sadece cihazınızın hafıza durumuna bakmak, isterseniz de hafızasını temizlemek için kullanabilir, aşağıdaki linke tıklayarak da App Store'dan 0.99$'a satın alabilirsiniz.

Bir de App Store'da, hafıza durumunu aşağıdaki ekran görüntülerindeki gibi grafik şeklinde gösteren ve 2 seviyeli hafıza temizliği yapabilen Memory Status isminde bir uygulama daha var. Fakat Memory Status daha çok teknik kullanıcılara hitap ediyor ve 1.99$'a satılıyor.



Her iki uygulama da güzel, fakat ben şahsen Free Memory'i daha basit ve kullanışlı buldum. Bu arada her iki uygulama da 2.0 ve üstü (2.1, 2.2) her versiyonda çalışıyor. Uygulamanın web sitesinde de, uygulama hakkında detaylı bilgi verilmiş.

5 Ocak 2009 Pazartesi

AccuWeather ile Hissedilen Sıcaklıklar

GÜNCELLEME (07/01/2008) : Uygulamayı kullanabilmek için iPhone'umuzun 2.2 versiyonunda olması gerekiyor.

Okyanuslara kıyısı olan ülkelerde yaşayanlar, hava tahminlerine göz atmadan kolay kolay sokağa adımını atmazlar. Bu nedeni de, bu ülkelerde ister yaz olsun ister kış, sık sık fırtınaların ve kasırgaların meydana gelmesidir. Bu yüzden özellikle Amerika'da meteoroloji olayları çok ciddiye alınır ve yakından takip edilir. Dolayısıyla detaylı meteoroloji bilgileri sunan web siteleri Amerika'da çok popülerdir.

İşte bu sitelerden biri olan AccuWeather.com, geçenlerde bir iPhone uygulaması yayınladı. Amerikalılar kadar olmasa da, her sabah evden çıkmadan iPhone'un klasik Hava Durumu uygulamasına göz atan biri olarak AccuWeather'ı çok başarılı bulduğum için sizinle de paylaşmak istedim.

AccuWeather'ı ilk çalıştırdığımızda bize lokasyonumuzu soruyor. Bu sayede bulunduğumuz bölgenin hava durumunu kolayca gösterebiliyor. Bu özelliğin, sık sık şehirler arası yolculuk yapan iPhone sahiplerinin özellikle hoşuna gideceğini düşünüyorum. Her seferinde yeni bir şehir için giriş yapmak zorunda kalmıyoruz.



Uygulamanın aslına en sevdiğim yönü, RealFeel ismini verdikleri bir teknoloji ile hissedilen sıcaklık değerini göstermesi. İnsan vücudu aslında; nem (humudity), basınç (pressure) ve rüzgar (wind) gibi etmenler nedeniyle termometre sıcaklığından farklı bir değer hisseder. İşte AccuWeather da eğer bulunduğumuz şehirdeki bu değerlere ulaşabiliyorsa, hissedilen sıcaklığı tahmin edip ekranın sağ alt köşesinde gösteriyor. Uygulamanın diğer bir sevdiğim yanı da saatlik (hourly) ve 5-günlük (5-Day) gece ve gündüz ayırarak hava tahminlerini göstermesi.



AccuWeather, öncelikle Amerika'lı kullanıcıları hedef aldığı için birimler hep Amerika'ya göre. Örneğin sıcaklıklar ülkemizde kullanılan Celsius cinsinden değil de Amerika'da kullanılan Fahrenheit cinsninden. Bu birimleri ülkemize göre ayarlamak için de önce ekranın sağ üst köşesindeki "i" seçeneğine tıklayıp, ardından da ekran altında çıkan "Units" seçeneğine tıklıyoruz. Daha sonra da bu sefer ekranın üstünde yer alan "Metric" seçeneğine tıklayarak birimleri ülkemize göre ayarlamış oluyoruz.

Aynı ekrandayken de ekranın altında yer alan "Locations" seçeneğine tıklayarak da manuel olarak başka şehirler ekleyebiliyoruz. Bu özellik özellikle lokasyon servisi ile bulunduğumuz konum tespit edilemez ise çok işe yarıyor. Bu durumda "+Add Locations" seçeneğine tıklayarak bulunduğumuz yeri ismiyle aratarak ekleme yapabiliyoruz. Bu ekrandaki "Make Default" seçeneğini kullanarak da uygulama ilk açıldığında hava durumu gösterilecek lokasyonu belirleyebiliyoruz.



Maalesef ülkemize ait yeterli veri olmadığı için uygulamanın en alt menüsünde yer alan Radar, Video, Alert gibi servisler çalışmıyor. Bir tek Risk ve Alarm ekranları aktif.

Bence uygulamanın en güzel yanı yazının başında da belirttiğim RealFeal özelliği. Sırf bu özellik nedeniyle artık sadece AccuWeather'i kullanıyorum. Eğer siz de ücretsiz olan bu uygulamayı denemek isterseniz aşağıdaki App Store linkini kullanarak indirebilirsiniz.

t