Videolar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Videolar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mayıs 2009 Cumartesi

IP Vision ile IP Kameralarınızı İzleyin

iPhone'dan IP kameralarını izleme imkanı veren uygulamaların tanıtımını aslında ilk olarak 3-4 ay evvel yapmaya niyetlenmiş, fakat App Store'da ne kadar uygulama varsa indirmeme rağmen hiç birinden memnun kalmamıştım. Bunun başlıca sebebi de Apple'ın uygulama geliştiricilere sunduğu Uygulama Geliştirme Kiti'nin (SDK) içinde, "streaming" diye tabir edilen ve sürekli akan video yayınlarını göstermeye yarayan gerekli kütüphanelerin bulunmayışıydı.

O zamandan bu zamana hala çok fazla bir gelişme olmamasına rağmen bu konuda bence en iyisi olan IP Vision isimli uygulamayı tanıtayım istedim. Fakat tanıtıma geçmeden evvel aşağıda bahsedeceğim kavramların ve uygulamaların, IP tabanlı diye tabir edilen bir bilgisayara ihtiyaç duymadan tek başlarına yayın yapan kablosuz veya kablolu (ethernet) kameralar ile ilgili olduğunu belirtmeliyim. Çünkü bilgisayarımıza USB'den bağladığımız Web Cam'lere erişim için, daha evvel tanıttığımız Orb Live gibi uygulamalar kullanılıyor.



Maalesef IP Vision gibi uygulamalar da tüm IP Kamera'lara erişemiyor. Çünkü IP Kameralar çok çeşitli standartlarda (HTTP, RTSP, MMS, MJPEG, vs.) yayın yapıyor ve iPhone'da da bu yayınların genelde çok azı destekleniyor. Dolayısıyla bizim de IP Kamera alırken veya bağlanırken kameranın MJPEG (Motion JPEG) formatını destekliyor olduğundan emin olmamız gerekiyor. Kaldı ki artık satılan tüm IP Kameralar MJPEG formatını destekliyor.

IP Vision'ı çalıştırır çalıştırmaz ilk yapmamız gereken iPhone'umuzla aynı Wi-Fi ağındaki kameranın IP'sini tanıtmak. Bunun için de ilk olarak açılış ekranının sağ üst köşesindeki video kamerası şeklindeke seçeneğe tıklıyoruz. Ardından açılan ekranda da daha evvel eklediğimiz kameralar listeleniyor. Yeni bir kamera eklemek için de önce sağ üst köşedeki "Edit" (Düzenle) seçeneğine tıklıyoruz. Ardından da aynı ekranda görünür olan "Add camera" (Kamera Ekle) seçeneğine tıklıyoruz.



Bu sefer karşımıza gelen "Camera Settings" (Kamera Ayarları) ekranında da öncelikle Name alanını doldurarak kameramıza bir isim veriyoruz. Ardından da Host alanına kameramızın IP'sini giriyoruz. Genelde bu IP'ler 192.168.2.x formatındadır.. Eğer kamerada şifre de varsa Username (kullanıcı adı) ve Password (şifre) alanlarını da dolduruyoruz. Son olarak da genelde kullanıcıların en zorlandıkları alan olan Path seçeneğine tıklıyoruz.



Maalesef her farklı marka ve model'de bu path değeri değiştiği için bu alana (MPEG4 or MJPEG or JPG video path) yazılacakları bulmak zor olabiliyor. Gerçi uygulama piyasadaki çok popüler kameraları listeleyip bu değerin otomatik olmasını sağlasa da, benim bu yazıyı hazırlarken kullandığım Orite NW100N kamerası için hazır bir değer olmuyor. Bu tip durumlarda internette biraz araştırma yaparak ilgili path'i bulup manuel olarak girmemiz gerekiyor. Örneğin Orite NW100N için bu değer /stream.jpg , D-Link marka kameralar için /cgi-bin/video.jpg . Bu ayarlar dışındaki tüm ayarları da aynen bırakıyoruz.

Bu ekranda path'i ayarladıktan sonra da sağ üst köşedeki "Save" seçeneğine tıklayarak ayarları kaydediyoruz, ardından döndüğümüz bir önceki ekranda da yine "Save" seçeneğine tıklayarak kamera kayıt işlemini tamamlıyoruz ve son olarak da kamera listesi ekranındaki "Done" seçeneğine tıklayarak ilk ekrana dönüyoruz. Artık bu ekranda kamera yayınını görebiliyor olmamız lazım.



Yukarıdaki ekran görüntüsünde olduğu gibi IP Vision yatay kamera görüntüsünü destekliyor. Ayrıca ana ekranda sol üst köşedeki "i" seçeneğine tıkladığımızda karşımıza çıkan menüdeki "Settings" ekranından, ana ekranda 3 kamera görüntüsünün birden gözükmesini sağlayabiliyoruz. Bunun için tek yapmamız gereken bu menüdeki "Single image" (Tek görüntü) seçeneğini kapatmak.



Tabii uygulamayı test ederken elimde 3 adet kamera olmadığı için diğer iki tanesini internetteki halka açık yayınlardan kullandım:

http://webcam.st-malo.com/axis-cgi/mjpg/video.cgi?resolution=352x288
http://128.177.29.248/axis-cgi/mjpg/video.cgi?camera=&resolution=320x240

Gerçi bir çoğu çalışmasa de bu linkte bu şekilde bir sürü kamera adresi mevcut. Test yapmak için kullanabilirsiniz. Her ne kadar bu yazıda IP Vision'ı yüzeysel olarak anlattıysak da diğer uygulamalar da benzer mantıkla çalışmaktadır. iTunes'ta "IP cam" yazarak arattığınızda zaten karşınıza bir çok uygulama çıkacaktır.

Eğer evinizde veya iş yerinizde IP Kamera var ve iPhone'unuzdan takip etmek istiyorsanız App Store'da 7.99$'a satılan IP Vision kesinlikle işinizi görecektir.

Önemli Not: Yukarıdaki konfigürasyon, kameranın ve iPhone'un aynı ağda olduğu varsayılarak anlatılmıştır. İş yerinizdeyken evdeki kameraya direk erişemezsiniz ADSL Modem'iniz güvenlik nedeniyle erişimi kısıtladığı için. Bunun için modeminizde dışardan gelecek istekleri kameraya yönlendirecek şekilde ayar yapmanız gerekir ki bu da "Port Forwarding" ismindeki epey teknik bir konudur. Yine de bilgi almak isterseniz bu linke bir gözatabilirsiniz. Lütfen bu konuyla ilgili sorun yaşarsanız yazının en altındaki yorum kısmını kullanarak yardım istemekten çekinmeyin.

20 Şubat 2009 Cuma

Televidyon.com Nihayet App Store'da

Yaklaşık 3 ay evvel yakında duyurduğumuz, Türkiye'nin en kaliteli internet TV portallerinden biri olan Televidyon.com'un iPhone uygulaması dün akşam App Store'da yerini aldı. Televidyon.com, bünyesinde farklı farklı konularda programları barındıran bir çeşit video portalı. Bu portalin kurucuları arasında internet dünyasının en renkli ve en sevilen kişiliklerinden biri olan Serdar Kuzuloğlu'nun olması nedeniyle de içerikler sıkıcı değil :)

Televidyon'un iPhone uygulaması gayet sade hazırlanmış. Televidyon bünyesindeki TeknoSohbet.tv, Kafakafaya, Sinevidyon gibi tüm kanalların güncel ve popüler videoları kolayca izlenebiliyor.



Uygulamanın gördüğüm tek eksiği videolara yorum girme imkanı sunmaması. Halbuki web sitesinden yorum girebiliyoruz. Eminim bir sonraki versiyonda bu özellik de gelecektir. Bir de gördüğüm kadarı ile izlediğimiz videolar kaydedilmiyor, her izlemek istediğimizde tekrar sunucudan tekrar yükleniyor.



Televidyon, App Store'dan aşağıdaki link kullanılarak ücretsiz olarak indirilebiliyor. Bu arada uygulamanın çalışabilmesi için iPhone'umuzun versiyonunun 2.1 veya üstü (2.2, 2.2.1, vs.) olması gerekiyor. Ayrıca uygulama, 41? 29! , Burak Bayburtlu ve MYK Medya'nın ortak çalışmalarıyla geliştirilmiş.

20 Aralık 2008 Cumartesi

OrbLive ile iPhone'da Televizyon Keyfi - I

iPhone'daki efsane uygulamalardan biri olan OrbLive ile ilgili uzun zamandır bir tanıtım yazısı yazmak istiyor fakat detayları biraz fazla olduğu için bir türlü fırsat bulamıyorduk. OrbLive kısaca, evimizdeki veya işyerimizdeki herhangi bir bilgisayardaki tüm multimedya dosyalarına iPhone'dan ulaşmamızı sağlayan harika bir uygulama. Multimedya deyince aklınıza sadece resim ve video'lar gelmesin, web kameramızdan tutun da, bilgisayarımıza takılı "TV Card" üzerindeki televizyon yayınlarını bile OrbLive sayesinde iPhone'da izleyebiliyoruz.



OrbLive'i ilk çalıştırdığımızda karşımıza bir login ekranı (yukarıda soldaki resim) çıkıyor. Bu ekrandaki en önemli ayar iPhone'umuzun internet bağlantısına göre medya dosyalarının hangi kalitede olacağına karar vermek. Örneğin eğer EDGE ile internete bağlı isek "Streams optimized for" değerini de EDGE'e getiriyoruz. Bu durumda her ne kadar görüntü kalitesi düşse de görüntüler çok yavaş akmamış oluyor.

OrbLive 5 ana ekrandan oluşuyor. Aslında her bir ekran bilgisayarımızdan gösterebildiği dosya tiplerini simgeliyor:

* Audio : Bu ekranı kullanarak bilgisayarımızdaki mp3'leri dinleyebiliyoruz.
* Video : Bu ekranı kullanarak bilgisayarımızdaki video'ları (Divx, mp4, vs.), TV Card varsa televizyon yayınlarını, bağlıysa webcam görüntülerini izleyebiliyoruz.
* Photo : Bilgisayarımızdaki resimlere bu ekrandan ulaşabiliyoruz.
* Document : Bilgisayarımızdaki dosyalara da bu ekrandan ulaşıyoruz.

Görüldüğü gibi OrbLive'in yetenekleri epey fazla. Fakat biz bu yazıda daha çok, OrbLive'i diğer uygulamalardan farklı kılan video ve tv özelliğinden bahsetmek istiyoruz.



Yukarıdaki ekran görüntülerinde de görüldüğü gibi OrbLive bilgisayarımızdaki TV Card'ımız üzerinden canlı televizyon yayınlarını, kanal kanal bize izleme imkanı sunuyor.



OrbLive ayrıca cihazımızı yan çevirdiğimizde de, yukarıdaki ekran görüntüsünde olduğu tüm video görüntülerini tam ekran izleme imkanı sunuyor.

OrbLive'in sevdiğim bir yanı da bilgisayarımıza bağlı Web Cam'den canlı olarak ses ve görüntü almamıza imkan vermesi. Özellikle çocuklarını bir bakıcıya bırakan anne babalar, ya da evcil hayvanlarını evde yalnız bırakanlar bu özellik sayesinde istedikleri an evlerini izleyebilirler.



Örneğin yakından bakmak isteyince hemen saklanan su kaplumbağalarımı Web Cam ve OrbLive sayesinde yakından görebiliyorum. Bu arada Web Cam'in ışığından mıdır bilinmez kameranın yanından hiç ayrılmadılar :)



Son olarak Divx videolarımızı da ayrıca alt yazıları birleştirmemiz gerek kalmadan yukarıdaki ekran görüntülerinde olduğu gibi izleyebiliyoruz. Görüntü ile altyazı bilgisayarımızda birleştirilip gönderildiği için OrbLive'e sadece göstermek kalıyor. Fakat şunu belirtmeliyim ki altyazıların kalitesi kendi hazırladıklarımız kadar iyi olmuyor.

OrbLive'in başlıca özellikleri bunlar fakat ben çok Televizyon Yayını ve Web Cam olayını seviyorum :)

OrbLive'in App Store'da, OrbLive (9.99$) ve OrbLive Free (Ücretsiz) olmak üzere iki adet versiyonu bulunuyor. Ücretsiz olan OrbLive Free'de, her bir kategoriden rastgele seçilmiş maksimum üçer adet dosya gösteriliyor. Para vermeden önce ücretsiz versiyonunu denemekte fayda var.

Aslında OrbLive sadece iPhone için geliştirilmiş bir uygulama değil, yıllardır bir çok mobil cihazda zaten çalışıyor. Fakat iPhone ekranının daha büyük ve çözünürlüğünün daha yüksek oluşu, iPhone'da OrbLive kullanmayı daha anlamlı hale getiriyor.


Peki OrbLive nasıl çalışıyor? OrbLive'ın iPhone uygulaması aslında tek başına bir anlam ifade etmiyor. Esas işi yapan, bilgisayarımıza kurduğumuz ve bizim multimedya dosyalarımızı paylaştıran Orb uygulaması. Bilgisayarımızda kurulu olan Orb uygulaması, açık olduğu sürece http://mycast.orb.com ile irtibat halinde oluyor ve biz iPhone'umuzdan OrbLive'i açtığımızda http://mycast.orb.com üzerinden bilgisayarımızdaki multimedya dosyalarına erişebiliyoruz. Dolayısıyla bilgisayarımızın sürekli açık kalması ve evimizde iyi bir internet bağlantısı olması gerekiyor.

Yukarıda anlattıklarımız OrbLive'in iPhone tarafı. İşin bir de Orb uygulamasını bilgisayarımıza kurduğumuz, konfigüre ettiğimiz kısmı var. Onu da bu yazının devamında bulabilirsiniz.

Yazının devamı : OrbLive ile iPhone'da Televizyon Keyfi - II

OrbLive ile iPhone'da Televizyon Keyfi - II

Bu yazımızda OrbLive'in iPhone tarafını tanıtmıştık. Bu yüzden bu yazımızda da işin zahmetli kısmına yani evimizdeki (ya da işyerimizdeki) bir nevi OrbLive sunucusu olarak çalışacak bilgisayarımıza, Orb kurulum ve konfigürasyonunu nasıl yapacağımıza geçelim:

1) Öncelikle bilgisayarımıza doğru Orb yazılımını yüklememiz gerekiyor. (Çoğu kullanıcı bu noktada yanlış dosyayı yükleyerek televizyon izlemek için gerekli konfigürasyonu yapamıyor.) İndirip çalıştırmamız gereken, http://www.orb.com/en/download_orb adresindeki "Other countries" başlıklı Orb20SetupEn.exe ismindeki dosya.



2) Orb kurulumu 4 ana adımdan oluşuyor ve "Next" tuşuna tıklayarak ilerliyoruz. Kurulumun bir çok alt aşaması var gibi gözükse de aslında çoğu ekranda bize bilgi veriliyor. Biz zaten aşağıda bilgi girmemiz ya da konfigürasyon yapmamız gereken önemli ekranları örneklerle paylaştık.

İlk ana adımda (Account Setup) öncelikle eğer daha evvel açmadıysak Orb hesabımızı açmamız gerekiyor. (Bu sırada uygulama internete bağlanmak isteyeceğinden, antivirus veya firewall uygulamaları tarafından engellenmemeli.)



Yukarıdaki ekranda hesap açarken kullandığımız hesap adını (Create login) ve şifreyi (Password) daha sonra iPhone uygulamasında da kullanıyoruz.

3) İkinci ana adımda (System Check) kurulum uygulaması, bilgisayarımızdaki müzik ve video dosyalarının iPhone'daki OrbLive tarafından gösterilip gösterilemiyeceğini (streaming) kontrol ediyor. Aşağıdaki ekran görüntüsünde olduğu gibi yeşil ışık yanıyorsa bilgisayarımızda Orb sorunsuz çalışabilir anlamına geliyor.



3) Üçüncü ana adımda (Local Network) karşımıza "You can use Orb to stream your videos or music to your TV using your XBox 360, PS3, or a digital media player. Should we configure it now?" seçeneği çıkıyor. Bu ekranda da "No" seçeneğini işaretleyip devam (Next) ediyoruz.

4) Dördüncü ana adımda (TV Setup) televizyon ayarlarını yapıyoruz:

a) Eğer bilgisayarımıza bağlı bir TV Kartımız var ise ve Orb da bu kartı tanış ise aşağıdaki ekran görüntüsündeki gibi bir mesaj çıkıyor ve bu sefer "Yes" seçeneğini işaretleyip "Next" düğmesine tıklıyoruz. Eğer TV Kartımız yoksa aşağıdaki adımların bir çoğu karşımıza çıkmıyor.



b) Ardından gelen ekranda da aşağıdaki gibi "I don't hava a set-top box" seçeneğini işaretleyip "Next" düğmesine tıklıyoruz.



c) Ardından da ülke seçim ekranı karşımıza çıkıyor. Ülkemizi (Turkey) seçip yine devam ediyoruz.

d) Bu sefer karşımıza ise TV Kartımıza klasik anten mi (Antenna) yoksa kablo-tv mi (Cable) bağladığımızı soran bir ekran çıkıyor. Hangisini bağladıysak onu seçiyoruz ve diğer adıma geçiyoruz.

e) Son olarak da TV ayarının yapıldığı en önemli ekrana geliyoruz. Bu ekranda OrbLive'den görmek istediğimiz kanalları sırayla aratıp, sonra da kaydetmemiz (Save Channel) gerekiyor. Arama işlemini ister "Start/Find next channel" düğmesi ile istersek de kanalları tek tek arttırarak yapabiliyoruz. Aradığımız kanalı bulunca ismini yazıp "Save Channel" düğmesine tıklıyoruz.


Normalde yukarıdaki ekran görüntüsündeki siyah kısımda TV görüntüsü bulunmaktadır.

OrbLive'de görmek istediğimiz tüm kanalları tek tek kaydettikten sonra yine "Next" düğmesine tıklıyoruz ve TV ayar işlemini sonlandırıyoruz.

4) Son ekranda ise tüm "Close" düğmesine tıklayarak Orb kurulumumuzu tamamlamış oluyoruz.



Kurulum bittikten sonra tek yapmamız gereken ufak bir kaç konfigürasyon. Orb servisi bilgisayarımızda açık olduğu sürece sağ alt köşedeki sistem çubuğunda yer alıyor ve üzerine sağ tıklayarak aşağıdaki aşağıdaki işlemleri yapabiliyoruz:



Configuration : Konfigürasyon menüsünü açar.
Start Orb : Orb Servisini başlatır.
Stop Orb : Orb Servisini kapatır.
Go to Orb : Web tabanlı yönetim ekranını açar.

Orb'un konfigürasyon ekranı kullanarak da istediğimiz zaman örneğin TV kanallarını tekrar ayarlayabiliyoruz.



Ya da OrbLive üzerinden görmek istediğimiz video, müzik, resim ve dokümanların klasörlerini değiştirebiliyoruz.



Orb'un kurulum ve konfigürasyonunu tamamladıktan sonra da sağlıklı çalışabilmesi için aşağıdaki noktalara dikkat etmemiz gerekiyor:

1) Orb, internetteki sunucusuyla bazı portlar üzerinden konuşur, bilgisayarlarımızda kurulu olan bazı anti-virus veya firewall yazılımımları bu portlar üzerinden bağlantıyı engelleyebilir. Bu durumda Orb çalışmaz. Bunun için anti-virus, firewall yazılımlarından bu portların engeli kaldırılmalıdır.

2) Orb, sunucusu üzerinden iPhone'unuza video, resim gibi dosyalarınızı yollarken bilgisayarınızdaki internet bağlantısının upload özelliğini kullanır. Örneğin 1 Mbit (download) ADSL internet bağlantınız var ise upload kapasitesi bunun dörtte biri yani 256Kbit'tir. Dolayısıyla bağlantı hızı yavaş olabilir.

Orb ile ilgili aslında daha çok bilgi mevcut, fakat yukarıdaki paylaştıklarımızın iPhone kullanıcılarına yeterli olacağını düşünüyorum. Dileyenler uygulamanın kendi sitesinde daha çok bilgi bulabilirler.

Not: Bu yazının birinci kısmına bu linkten ulaşabilirsiniz.

18 Aralık 2008 Perşembe

iPhone'daki Videoları Televizyonda İzleyin

Bir önceki MediaCoder ile Kolayca Altyazılı Video Hazırlayın başlıklı yazımızda, iPhone için nasıl kolayca video hazırlayabileceğimizi paylaşmıştık. Hazır video işlerine bulaşmışken de, bu videoları iPhone'umuzu kullanarak televizyona nasıl aktarabileceğimizi paylaşalım istedik. Malum evdeyken ve müsait bir büyük ekran televizyon varken güzelim filmleri ufacık bir ekranda izlemek çok anlamlı değil.

Açıkçası ilk başta bu basit bir kablo ile iPhone'umu istediğim bir televizyona bağlayabileceğimi düşünmüştüm ama yanılmışım. Şöyle ki bu iş için öncelikle herhangi bir Apple Satış noktasından veya internetten kolaylıkla bulabileceğimiz Component AV Cable isimli kablodan almak gerekiyor. (Bu linkte kablo hakkında detaylı bilgi mevcut.)



Lakin bu kablo Apple ürünü olduğu için yaklaşık 130YTL'ye satılıyor. Apple Component AV Kablosunun 3 adet görüntü, 2 adet ses, bir adet de şarj için USB çıkışı bulunuyor. Kutusundan bir de USB adaptör çıkıyor.

Çoğu klasik televizyonda komposit (scart yuvalı) giriş olmasına rağmen komponent girişler genelde sadece plasma ve LCD televizyonlarda bulunduğu için bu kablo her televizyonda işe yaramıyor. Dolayısıyla bu kabloyu almadan evvel televizyonumuzda komponent giriş olup olmadığını, aşağıdaki ekran görüntülerinde olduğu gibi kontrol etmemiz gerekiyor.



Komposit ile Komponent girişler biribirine çok karıştırılıyor. Bu yüzden komponent kablolarda kırmızı, yeşil ve mavi renk kodları kullanılıyor, kompositte ise sarı renk. Ses girişlerinde de kırmızı ve beyaz renkler kullanılıyor. (Komposit-scart çevirici adaptörlerde sarı, kırmızı ve beyaz renkli girişler bulunmasının nedeni de budur.)



iPhone'umuzu komponent girişleri olan televizyonumuza bağladıktan sonra, yukarıdaki ekran görüntüsünde olduğu gibi Türkiye ve bir çok Avrupa ülkesinde kullanılan "TV Sinyal" ayarını, "Ayarlar -> iPod" menüsünden PAL'e çeviriyoruz. Tüm kabloları da doğru bir şekilde taktıysak YouTube videoları da dahil olmak üzere cihazımızdaki tüm videoları aşağıdaki ekran görüntüsünde olduğu gibi komponent girişleri bulunan televizyonumuza yansıtabiliyoruz.



Peki ya televizyonumuzda komponent girişleri yoksa ne yapıyoruz? Araştırdığım kadarı ile pek bir şey yapamıyoruz :( Sırf bunun için aşağıdaki ekran görüntüsünde yer alan komponent-scart adaptörden aldım ve bir türlü görüntüyü aktarmaya başaramadım eski televizyonuma.



Bununla da yetinmedim ve bir forumda gördüğüm Microsonic marka, çin malı, ucuz bir tv kablosunu da denedim. Gerçi kablonun çakma olduğu her halinden belli oluyordu :) iPhone'a takar takmaz ekranda "Bu aksesuar iPhone'da çalışmak üzere yapılmamıştır." mesajı çıktı ve bu kablo ile de görüntüyü aktaramadım.


GÜNCELLEME (18/12/2008) : Bir okuyucumuz, Apple'da benzer şekilde bir de Composite AV Cable da bulunduğunu paylaşmış. Ben dolaştığım mağazalarda görememiştim ama bu linki kullanarak internet üzerinden satın alabilirsiniz.



Bu arada Apple'ın Komposit kablosu da muhakkak çalışacaktır ama yine de tecrübe etmedeğimizi belirtmeliyim. Bizzat sadece Komponent kabloyu test edebildik. Eğer diğer kabloları da tecrübe eden arkadaşlar varsa ve yorumlarını paylaşırsa seviniriz.

14 Aralık 2008 Pazar

MediaCoder ile Kolayca Altyazılı Video Hazırlayın

Yaklaşık bir sene kadar evvel iPhone için Video Hazırlamak başlıklı bir yazı yazmıştık. O yazıda hem neden iPhone için özel video hazırlamak gerektiğini, hem de bu işlemin nasıl yapılacağını anlatmıştık. O zaman henüz piyasada, hem altyazı ekleyen hem de iPhone'a uygun formata çeviren ücretsiz yazılımlar olmadığı için bu işlem dertliydi. Fakat arada geçen zaman içinde bu işi tek seferde yapan çok güzel uygulamalar çıktı. İşte bu yazımızda geçenlerde mail grubumuzda, Emre arkadaşımızın bize tanıştırdığı, MediaCoder isimli harika medya çeviricisini tanıtmaya çalışacağız.



MediaCoder aslında çok amaçlı bir uygulama, fakat iPhone ve iPod Touch'lar için özel geliştirilmiş bir versiyonu bulunuyor. Dolayısıyla özel bir ayar yapmamıza gerek kalmadan, videolarımızı kolayca iPhone'a uygun formata çevirebiliyoruz, hem de aynı anda alt yazı ekleterek.

1) Öncelikle MediaCoder'ın Windows versiyonunu bu linki kullanarak ya da bu linkten bilgisayarımıza indiriyoruz ve kurulumunu yapıyoruz.

2) Kurulumu tamamlayıp uygulamayı ilk çalıştırdığımızda ekranın ortasında yaklaşık 5 saniye boyunca uygulamanın logosu (yukarıdaki resimdeki) gözüküyor ve ardından da uygulamanın ekranı yerine bir web sayfası açılıyor. Bu web sayfasının bir daha çıkmaması ve esas uygulamanın ana menüsünün çıkması için aşağıdaki ekran görüntüsündeki gibi web sayfasında "Do not show this page on next startup" seçeneğini işaretleyip "Start MediaCoder" düğmesine tıklıyoruz.




3)
Uygulamayı ana menüsü karşımıza geldiği gibi ilk yapmamız gereken uygulamayı Türkçeleştirmek. Bunun için de aşağıdaki ekran görüntüsündeki gibi üst menüden "Options -> User Interface Language" olarak Turkish'i işaretliyoruz ve uygulamayı kapatıp tekrar açıyoruz.



4)
MediaCoder'ın ana menüsünde, kullanılması gereken bir çok seçenek var gibi gözükse de çok azını kullanıyoruz. Tüm ayarlar da iPhone'a göre olduğu için özel bir konfigürasyon da yapmamıza gerek kalmıyor. Dolayısıyla ilk olarak aşağıdaki ekran görüntüsünde olduğu gibi sol üst köşedeki üzerinde "Add" yazan ikona tıklıyoruz ve iPhone'a uygun hale getirmek istediğimiz videoyu ve altyazıyı ekliyoruz.


"Add" düğmesine tıkladığımızda karşımıza bir çok seçenek çıkıyor. Eğer bir dosyadaki tüm videoları toplu halde eklemek istersek "Klasör Ekle" seçeneğine, eğer tek tek dosyaları kendimiz seçmek istersek aşağıdaki örnekteki gibi önce "Dosya Ekle" seçeneğine, ardından dosyaları seçip "Open" düğmesine tıklıyoruz.



5) Dosyalarımızı ekledikten sonra aşağıdaki ekran görüntüsündeki gibi videomuz, iPhone'a uygun formata çevrilmeye hazır aslında. Eğer alt yazı olmasaydı direk üst menüdeki "Start" ikonuna tıklayıp işlemi başlatabilirdik.


Fakat bu örneğimizde alt yazı da olduğu için bir font ayarı yapmamız gerekiyor, yoksa alt yazı çıkmıyor. Bunun için öncelikle aşağıdaki ekran görüntüsündeki gibi uygulamanın alt menüsündeki "Altyazı" seçeneğine tıklıyoruz.


Ardından açılan Altyazı menüsünden bilgisayarımızda yüklü olan bir font seçiyoruz. Bu nokta önemli çünkü bilgisayarımızda olmayan bir font seçili olduğunda, altyazılar çıkmıyor. Ben genelde her bilgisayarda mutlaka bulunan ve ekranda güzel gözüken Arial Bold'u seçiyorum. Bu menüdeki diğer ayarları da aynen bırakıyoruz. Fakat eğer fontun büyüklüğü ile oynamak istersek de yine bu ekrandaki "Ölçek" seçeneğini kullanıyoruz.


Bu son yaptığımız değişikliğin videomuza nasıl yansıyacağını görmek için de "Play" ikonunu kullanıp uygulamadaki iPhone resmi içinde izleyebiliyoruz. Tabii videonun oynaması için üst menüdeki vidoe dosyasının seçili olması gerekiyor.

6) Alt yazımızı da ayarladıktan sonra "Start" düğmesine tıklayıp çevrim (convert) işlemine başlıyoruz. Bu işlem benim bilgisayarımda bir video'nun uzunluğunun yaklaşık üçte biri kadar sürüyor. Yani 45 dakikalık diziler 15 dakikada hazır oluyor. Tabii o sırada bilgisayarımda başka bir uygulama çalışmıyor ve bilgisayarımın nerdeyse tüm işlem gücü (CPU) MediaCoder tarafından kullanılıyor.


İşlem tamamlandığında aşağıdaki ekran görüntüsündeki mesaj çıkıyor ve iPhone'a uygun formatta çevrilmiş olan mp4 uzantılı yeni video dosyası, orijinal video dosyası ile aynı klasöre kaydediliyor. (İstersek "Hedef Klasör" seçeneği ile videoların kaydedileceği klasörü değiştirebiliyoruz.)



Bu arada uygulama yukarıda olduğu gibi hiç sorun olmamasına rağmen sanki bir hata varmış gibi hata mesajı verebiliyor. Siz buna takılmayın, eğer video düzgünce çalışıyor ve altyazılar gözüküyor ise sorun yok demektir.

7) Video dosyamız artık iPhone'a uygun bir formatta olduğu için öncelikle iTunes'umuzu açıp dosyayı "Add File to Library" seçeneğini kullanarak kütüphanemize ekliyoruz.



Tabii ki ekleyeceğimiz dosyanın yeni kaydettiğimiz mp4 uzantılı olduğundan emin olarak. Zaten yanlış videoyu eklememize iTunes izin vermiyor ve aşağıdaki ekran görüntüsündeki gibi "Movies" kısmında çıkmıyor.


8) Videomuzu iTunes'a da ekledikten sonra son olarak iPhone'umuzu USB kablosu ile iTunes'a bağlayarak bu video'yu "Sync" ederek iPhone'umuza yolluyoruz.


9) iPhone'umuzda da iPod uygulamasını çalıştırıp videomuzu listeden seçiyoruz.



Aşağıdaki ekran görüntüsünde de olduğu gibi video'nun kalitesi ve alt yazı gayet gözüküyor.



İyi seyirler :)

t